Güzel Bir Resimdin Prag

Tam da bu başlıkta belirttiğim gibi aklımda kaldın Prag. Tarihi, doğası, mimarisi, yemekleri, kültürü, doğal yaşam ve yaşanmışlıkları insanı bir yerden alıp, başka bir yere götürüyor. Güzel bir resim olarak aklımda kaldın Prag.

Uzun süredir ertelenmiş bir yurtdışı gezi planıydı Prag gezisi. Yeni yerler ve kültürler görmeyi belli plan ve programlar dahilinde istiyordum. Fakat, hep bir erteleme oluyordu. Ya işler ya da “ayarlarız bir gün” diyerek sürekli erteliyorduk. Ve sanırım Pandemi(COVID-19) öncesi yurtdışına gidilen son turlardan biri idi. Sonrası malum. Neyse ki, sınırlar yavaş yavaş açılıyor. Eski günlere dönüş sağlamak en büyük isteğimiz. Çünkü daha görülecek ve keşfedilecek çok güzel yerler var.

“Hayatı Erteleme” mesajını verdikten sonra gelelim Prag’ ın o güzelliklerine..

Prag’ı çok iyi bilen ve bildiğini çok güzel aktaran rehberimiz eşliğinde düştük yollara.

Charles Köprüsü

Prag merkezinde, dışardan gelen turistlerin de ilgisini çeken Charles Köprüsü, 14.yy’ da Kral 4.Charles tarafından yaptırılmış. Köprüde sağlı sollu, dönem hikayelerinden esinlenen 30 heykel var. Köprüde

yer alan heykellerden birinde pala bıyıklı Osmanlı Askeri figürü yer

alıyor. Osmanlı askeri, elinde bir  tesbihle zindanın başında bekletiliyor. Üç aziz de, zindandaki esirleri kurtarmaya çalışıyor. Bu şekilde bir figürün yer alması Osmanlı’ya karşı duyulan çekincelerden mi? farklı bir algı yaratılmak istenmesinden mi bilemedik?!

Charles Köprüsü, trafiğe kapalı. Köprüde sokak ressamları ve sanatçıları yer alıyor. Mart ayında havanın soğuk olmasına karşın bir Avrupa bölgesine göre bu bölgenin kalabalık olması da ayrı bir detay. Köprünün ortasında manzarayı seyrettiğinizde, şehir bir nehirle ikiye ayrılıyor adeta. Gizemli, mistik ve ruhunuzu okşayan bir manzarası var.

Dünyanın antik kalelerinden biri olan Prag Kalesi, muhteşem şehir manzarasıyla sizi büyülüyor. 9.yy’ da yapılan kale ve etrafı, ayrı bir şehir görünümünde. Cumhurbaşkanlığı konutu da burada yer alıyor.

Stare Mesto Meydanı, Prag’ın önemli meydanlardan biri. Pazar alanı olarak kullanılan bu meydanda günümüzde kafeler, restoranlar, hediyelik eşya dükkanları yer alıyor. Çeklerin milli kahramanı reformist Jan Hus’un heykeli de bu meydanda.

Prag’ın dikkat çeken yapılarından biri de Astronomik Saat. Astronomik saatte 4 farklı figür ve bu figürlere yüklenen ilgimizi çeken farklı anlamları yer alıyor.

  • İskelet Figürü, her canlının ölümlü olduğunu ve bir gün ölümü tadacağını ve ölüm duygusunun her geçen zamanla daha da yaklaştığını anlatır.
  • Keseli Yahudi Figürü, elindeki para kesesini göstererek, ölümü kabullenmediğini ve aç gözlülüğü ifade eder.
  • Aynalı Figür, kendini beğenmişliği ve kibri ile ölümü kesinlikle kabullenmediğini anlatır.
  • Mandolin Çalan Osmanlı Figürü, zevki, sefayı, eğlenceyi ve güzel yaşamayı temsil ederek, yine ölümü kabullenmediğini ifade eder.

Her saat dilimi, farklı bir burcu ifade ediyor. Her saat başı İsa Peygamber’in 12 havarisinin figürlerinin yer aldığı birkaç dakika süren bir gösteri oluyor.

         

                 

“Ah Milena… Denize düşmüşüz sanki, elimizde olmadan oradan oraya sürükleniyoruz… Boğulmuyorsak, bu da kötülük olsun diyedir. Her gün yazma diye yakarmıştım geçenlerde, yalanım yoktu, içten bir dilekti bu, korkuyordum mektuplarından, rahatlıyordum mektup gelmeyince; bir mektubunu görünce masamın üstünde, bütün gücümü toparlamam gerekiyordu, gücüm hiç ama hiç yetmiyordu- gene de: Bugün şu iki kartın gelmeseydi mutsuz olacaktım, hem de ne türlü. Sağol Milena.” Milena’ya Mektuplar/Kafka

Ünlü yazar Franz Kafka’nın Prag’ ta yaşadığı ev, bugün müze halinde ziyaretçilere açılıyor. Edebiyat tarihinin önemli isimlerinden Prag doğumlu Franz Kafka’ nın adı, müze ve şehrin belirli noktalarına verilen isimlerle yaşatılıyor.

Edebiyat demişken, sürgün döneminin bir bölümünü Prag’ ta geçiren memleket sevdalısı usta şair Nazım Hikmet Ran da, merkezin keyifli nehir manzarası karşısında, kahvesini yudumlayarak Cafe Slavia (Kavárna Slavia)’da güzel şiirlerini yazar. Burayı şehre gelmeden önce araştırmıştık, gitmeyi planladık ama zaman darlığı nedeniyle gidemedik. En azından büyük ustanın Prag’ taki varlığından da haberiniz olsun istedim.

“ Prag şehri yaldızlı bir dumandır ve kızıl, kocaman bir elma gibi.”

“… otuz altımda yarım yılda geçtim dört metre kare betonu

elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Pırag’ dan Havana’ya…” Nazım Hikmet Ran

Prag, tarihi dokusunu çok güzel bir şekilde koruyor. Diğer Avrupa şehirlerine oranla daha ekonomik bir şehir. Bazı bölgelerde komünizmin dokularını görüyorsunuz. Vakti zamanında yapılmış ev ve lojmanlarda yaşam hala devam ediyor.                                     

 Prag’ ta eğitim ve ulaşım ücretsiz. Çekler, rahat, enerjik ve doğallar. Kendi hallerinde ve samimiler. Doğallıkları ve düzenli oluşları oldukça ilgimizi çekti. Prag, faklı bölgelerden yoğun göç alıyor. Özellikle Vietnam’dan vakti zamanında gelip, yerleşik düzen kuran büyük bir kitle var. Bilişim sistemleri ve yazılım konusunda oldukça ileriler. Türkiye’den de Prag’ a yerleşen, azımsanmayacak kadar fazla bir beyin göçü aldığı söyleniyor. Skoda, çek otomobil üreticisi, en eski otomobil üreticilerinden birisi. Tartar, bölgenin eski ve önemli markalarından. Prag, ülkelerarası ulaşımda tampon bölge olduğu için, birçok markanın büyük depolarını da, şehrin dışından başlayan uzun yol seyahatinizde görebiliyorsunuz.

Prag’ tan ördek eti(Pecena Kachna) ve gulaş(Hovezi Gulas Knedlikem) yemeden ayrılmayın. Gulaş, macar mutfağı, et ve hamur işinden oluşan bir yahni. Yolunuz düşerse Vkolkovne Restaurant’ ta, hem konforlu, hem doyurucu ve hem de uygun fiyatlarla yemeğinizi yiyebilirsiniz.

Becherovka, Çek Cumhuriyeti ve Prag’ın ünlü yöresel içkisi. Tarçın, anason ve değişik bitki özlerinden yapılıyor. Ayrıca bölgenin tatlı likörlerinin de tadımı oldukça güzel. Tavsiye ederim. Çekler, alkolü seviyor. Bira onlarda su gibi içiliyor. Hatta bir çek vatandaşına “-hangi alkolü seviyorsun?” diye sorduklarında, birayı alkol olarak dahi dahil etmedikleri belirtiliyor. Bu arada, üretimlerini kendilerinin yaptığı, farklı birçok bira markası da var. Özellikle siyah biraları oldukça meşhur.

                 

Prag’ın yerel restaurantlarında, Çekya’ya özgü kıyafet, müzik ve folk danslar eşliğinde Çek mutfağının harika tatlarının keyfini çıkarabilirsiniz. Vaktiniz olursa, Povuka’ da, girişte tatlı likör ikramı ile başlayıp, çeşitli gösteriler eşliğinde, film setlerinde yer alan tarihi bir ortamda yemeğinizi yiyebileceğiniz Orta Çağ Gecesi’ne katılabilirsiniz.

Prag’ı ikiye bölen Vlatava Nehri, gün batımı ve akşam şehrin ışıklarının nehre yansımasıyla da harika görünüyor. Prag, keyifle gezip, güzel yerler keşfedeceğiniz bir lokasyon. Tavsiye ederim.

Sevgiyle kalın.

Funda Taşdemir
İletişim Uzmanı
funda@ftline.com.tr